HATIRALAR İZ BIRAKIR
İlk gençlik yılları... Okullar, arkadaşlıklar ve ilk ayrılıklar... Kıyıda köşede kalmış tanıkları ise hatıra defterleri...Heyecanla yazdırdığımız ya da ne yazacağımızı düşüne düşüne doldurduğumuz satırlar... Bir müddet ayrılıkların acısını dindirircesine okunur. Sonra kitaplığın bir köşesinde veya sandığın dibinde uzun zaman unutulur. Terk edilmiş bir sevgili gibi kalakalır öylece. Yıllar geçer sonra.Hayatlar değişir; çoluk çocuk,iş güç...Derken çoğu kez hiç de akılda olmayan bir zamanda belki kitaplıkta bir kitap araken belki sandığı karıştırırken eline gelir insanın...
İşte hatıra defteri asıl o gün can bulur. Çok eski bir dosta kavuşmuş gibisindir. Dudakta buruk bir gülümsemeyle okunur satırlar. Hatıralar resmî geçittedir hafızanda. Şaşar kalırsın. Ne zaman yaşandı o günler?.. Masal gibi. Bir varmış, bir yokmuş ...Ve döner durur dilinde eski bir şarkı:
Uzun yıllar ötesinden
Hatırını sorayım mı?
Sana gönül bahçesinden
Bir demet gül vereyim mi?
Yolunuz açık olsun çocuklarım. Yıllarla boğuşurken gülümsemek istediğinizde hatıra defterleriniz, uzun yıllar ötesinden bir selam gönderecektir sizlere...
