6 Ağustos 2019 Salı

CUMALIKIŽIK





Yurdumuzun her köşesi ayrı bir zenginlik barındırıyor. Cumalıkızık da bunlardan biri. Dağında taşında beş yüz yılın damgası ve dahi hasreti var.
Taşında toprağında, birbirine yaslanmış evlerinde,yüzyılları omuzlamış ağaçlarında eski günlerin hasreti buram buram tütüyor.
 Cumalıkızık yaşayan bir miras. Evlerinde hayat sürüyor. Ancak değişen zaman buraya da yerleşmiş köy turistleri görünce bir ticarethane olmuş. İyi mi kötü mü bir yorum yapmayacağım. Sadece biraz daha düzenli ve daha minimal bir hale getirilemez mi diye düşündüğümü söyleyebilirim. Biz çoluk çocuk gezdiğimizden tadını tam olarak çıkaramadık diyebilirim ama gezme listenize alin derim.
O halde buyurun gezmeye.
.











23 Haziran 2019 Pazar

SON DURAK



  Kafam mı karışık?..Durdum,iyice kendimi dinledim. Hayır,hiç değil. Aksine son derecede mantıklı düşünebiliyorum. İstanbul yolundayız. hepimiz bir yerlere gidiyoruz.Müthiş bir koşuşturma içindeyiz. Ve Rabbim, farkında değiliz ama bu telaşların bu koşuşturmaların yolu er ya da geç Sana ulaşmak için.

13 Haziran 2019 Perşembe

RAFLAR


Evlerdeki minicik bir değişiklik bile biz hanımları mutlu etmeye yeter.
Raflarımız evleri şenlendirmek in hazırlandı. Katlı rafımız salonunun kahve-krem rengi ağırlığını mavi tonlarla kırmak isteyen bir arkadaşımız için çiçeklik olarak hazırlandı.  
İkili rafımız ise klasikten vazgeçmeyen bir hanımı mutlu etmek için boyandı.
Raflarda kuru süpürme ve waxlı eskitme uyguladım. 



 




   Raflarımızın üzerinde çiçekler ve objelerle nasıl duracağını da merak etmiyor değilim.  Yerlerine yerleşince de paylaşmak ümidiyle hoşça kalın.

NEREYE



   Atölyemin penceresinin önünde küçücük bir incir fidanı var. Gözüme ilişti bugün. Tam da iş yetiştirme telaşı içindeyken.  Öylece kalakaldım birden. Nereye koşuyordum?.. Oysa o minicik fidan sakince bekliyor orada olgunlaşmayı. Eller duaya açılır gibi yapraklarını açmış mutlaka zikrederek Rabbinin ona sunduğu güneş nimetinden faydalanıyor. Sessiz...koşmadan...İçten içe olgunlaşıyor,telaşsız boy atıyor ve bir gün sessizce tomurcuklanıyor. O artık bir incir ağacıdır. Meyve verecektir.
  Onun gibi olmak istiyorum. Bürün yaratılmışların varacağu yer belliy
ken Rabbimin verdiği ömrü şükrederek,sindire sindire sessiz...telaşsız... ama üretken  ama  faydalı yaşamak... Nasip olsun inşallah.

22 Mayıs 2019 Çarşamba

İÇİMDEN GELEN


   
    Pek çok parçaya bölünmekten buralara uğrayamamak büyük bir eksiklik duygusu oluşturuyor bende.  Gerçekten de burası uzaklaşılsa da çok özlenen bir güzel diyar. "Cihanın Bahçesi"yle tanımıştım blog dünyasını,"Banuca Bir Şeyler" girdi sonra hayatıma. Sevgi(Kiremithanem) ta Almanyalardan ses oldu. Bize Her yer Okul dört çocuklu macerasını anlattı. Daha Mutlu Yaşam yol gösterdi. Leylak Dalı öyle güzel anlatıyordu ki ya Toprak ve Ahşap'ın boyamaları...Ahşap sevdası oradan  nüksetti diyebilirim. Ve Begonvil Sokağı. Ruhuma Begonvil zerafeti salan sevgili kardeşim. Yanısıra ne çok insan tanıdım. Ezgissimo üreten gençliğin örneği oldu,Bulut Gölgesi dünyada özellikle çocuklar için  çırpınan kalpler olduğunu görmenin mutluluğunu verdi.
    Daha kimler kimler var:Sebuş'un İşler Güçler, Berika'nın Günlüğü,  Anne Mimar Ayrangönüllü,Beyaz Sardunya,Sevda'dan Karakalem Yazılar,Annecik,Dikiş Sevdası,Evimin Güncesi,Dekupaj Desenleri,Hobilemece,Birsenle Hayata Dair Ne Varsa, Bir Masal Gibi,Gezgin Kova,Begonvilli Ev,Fatofan,Evimin Güncesi,Takıntım Bu, İçimdeki Yaz,Sibella'nın Günlüğü,Turta Kokulu Ev,Mayıs Yağmuru,Emine Minşah,Pınar Sedef Ünal... 
  Bu dünya bir derya;adını zikretmediklerim  alınıp gücenmesinler. Hepiniz  ayrı bir renk oldunuz hayatıma. Bense daha çok yorulduğum bir dönemdeyim artık. Ünye,İstanbul,Görele üçgeninde koşturmaktan ve atölye ile ev arasında mekik dokumaktan  yazmaktan ziyade yapıp ettiklerimle burada olacağım gibi görünüyor. Ayrıca paylaşımlarınıza yorum yazacak takat ve zaman bile kalmıyor inanın.Blog adına benim için çok eksik olsa da şartlarım bunu gerektiriyor. Epeyce içimi döktüm.
  Güzel ve daha ferah günlerde görüşelim dileğiyle hoşça kalın.
  



5 Nisan 2019 Cuma

RENKLİ HAYAT


Öğretmenlikten sonra böyle bir işle uğraşacağım hiç aklıma gelmezdi ama renkli,hareketli çalışmak da bir başka güzel. Rabbime şükürler olsun ki hayatımın her döneminde bir başka renk nasip etti. Emeklilikten önce renklerim çocuklarımdı. Onlarla birlikte  hazırladığımız şiir geceleri,tiyatrolar özellikle renkli ve hareketliydi. Şimdi de boyaların renkleri ,malzemelere uygulanacak  çalışmaların planlanması...Güzel güzel...
Bu da son çalışmam. Hayat hep içimizi ısıtan renklerle geçsin. Hoşça kalın.



28 Mart 2019 Perşembe

SEBEBİ VAR


   Bir şeyi kırk kere söylersen olurmuş derler. Ben de en az kırk kere bir atölyem olsa dedim. Atölyelerdeki canlılığı,renk cümbüşünü gördükçe dedim...evde sıkışıp kaldıkça dedim...Evde malzeme çokluğundan bunaldıkça dedim... Uzar gider bu liste. Sonunda Allah nasip etti kendimi burada buluverdim.
   Niyet hayır,akıbet hayır diyerek çıktım bir yola,
Rabbim boyamalarımı bol tuta.
Her işte vardır bir hayır,
Ey, yerlerin göklerin sahibi sen niyeti halis olanları kayır!
İşlesin eller,raks etsin güller,menekşeler.
Stenciller gitsin,dekopajlar gelsin,
Beton efekti panoları şenlendirsin.
 Eli fırça tutan tutmayan hep birlkte"Bir Tatlı Huzur" almaya gelsin.

  İşte böyle dostlar. Buralara uğrayamıyorsam sebebi var.  Bol boyalı günlerde buluşmak dileğiyle hoşça kalın.